I found an old drawstring bag in the closet with forgotten items inside.
Dolapta içi unutulmuş eşyalarla dolu eski bir büzgülü çanta buldum.
She prefers a drawstring bag because it's lightweight and easy to carry.
Hafif ve taşınması kolay olduğu için büzgülü çanta kullanmayı tercih ediyor.
The coach handed every player a drawstring bag with their gear inside.
Antrenör, her oyuncuya içinde malzemelerinin bulunduğu bir büzgülü sırt çantası verdi.
The kids each received a drawstring bag filled with goodies at the party.
Partide çocukların her birine, içi sürprizlerle dolu bir büzgülü sırt çantası verildi.
The drawstring bag was easy to carry and kept all his items secure.
Büzgülü sırt çantası taşınması rahattı ve eşyalarının hepsini güvenle içinde tutuyordu.
The festival attendees were given a free drawstring bag upon entry.
Festivale gelenlere girişte ücretsiz bir büzgülü sırt çantası verildi.
The drawstring bag was perfect for carrying snacks on the hike.
Yürüyüşe çıkarken atıştırmalıkları taşımak için büzgülü çanta tam da aradığım şeydi.
A small drawstring bag held her makeup essentials neatly in place.
Küçük bir büzgülü çanta, makyaj malzemelerini derli toplu bir şekilde içinde tutuyordu.
Faber Castell Multi-purpose Drawstring Bag
Faber Castell Kalem Adam Büzgülü Sırt Çantası
I prefer using a drawstring bag because it's lightweight and handy.
Hafif ve kullanışlı olduğu için büzgülü sırt çanta kullanmayı tercih ediyorum.
She untied the drawstring bag to reveal the surprise gifts inside.
İçindeki sürpriz hediyeleri ortaya çıkarmak için büzgülü çantanın ipini çözdü.
The children each carried a colorful drawstring bag to school.
Çocukların her birinin okulda taşıdığı rengârenk birer büzgülü çantası vardı.
He pulled the drawstring bag tight to secure his belongings.
Eşyalarını güvenceye almak için büzgülü çantanın ipini iyice çekip sıktı.