His drinking problem was the gorilla in the room at every gathering.
Onun alkol sorunu, her buluşmada kimsenin konuşmadığı odadaki fildi.
His drinking problem turned every family dinner into a grenade without a pin.
Onun alkol sorunu her aile yemeğini zaman ayarlı bombaya dönüştürdü.
Having a drinking problem can negatively impact your work performance and social life.
Alkol sorunu yaşamak, iş performansını ve sosyal hayatını olumsuz etkileyebilir.
Friends often notice someone has a drinking problem before that person realizes it themselves.
Çoğu zaman birinin alkol sorunu olduğunu, kişi kendi farkına varmadan önce arkadaşları fark eder.
It's difficult for those who have a drinking problem to maintain steady relationships.
Alkol sorunu olanlar için sağlıklı ve kalıcı ilişkiler yürütmek zordur.
Guy with a drinking problem like yours probably ought to stick around.
Senin gibi alkol sorunu olan biri muhtemelen daha fazla takılmalı.
Grandma had a drinking problem, and mom was trying to help.
Büyük annemin alkol sorunu vardı ve annem yardım etmeye çalışıyordu.
Guy with a drinking problem like yours probably ought to stick around.
Senin gibi alkol sorunu olan biri... muhtemelen daha fazla takılmalı.
She also has a drinking problem, and I have no idea where she is.
Alkol sorunu da var ve şu anda nerede olduğunu bilmiyorum.
He's got a drinking problem is all, a little one.
Sadece küçük bir alkol sorunu var.
They realized their friend must have a drinking problem based on his behavior changes.
Arkadaşlarının davranışlarındaki değişikliklere bakarak alkol sorunu olduğunu fark ettiler.
I tried to explain to my mom that show business is like having a friend with a terrible drinking problem.
Anneme, eğlence sektörünün alkol sorunu olan bir arkadaşın olması gibi olduğunu açıklamaya çalıştım.
Your father has an extremely serious drinking problem, he's on his way over to talk to you...
Babanın çok ciddi bir alkol sorunu var, konuşmak için senin yanına geliyor...