The rate this beach is eroding, the fuselage is going to be underwater in days.
Sahilin bu aşınma hızıyla uçağın enkazı birkaç gün içinde su altında kalır.
The eroding value of the currency impacted the country's economy heavily.
Paranın değerinin gitgide erimesi, ülke ekonomisini ağır biçimde etkiledi.
The eroding road surface created dangerous potholes for drivers on the highway.
Yolda zamanla aşınan asfalt, otoyolda sürücüler için tehlikeli çukurlar oluşturdu.
The eroding paint on the wall revealed the old brick beneath it clearly.
Duvardaki dökülen boya, altındaki eski tuğlaları iyice ortaya çıkardı.
The eroding statue required urgent restoration to preserve its historical value.
Aşınıp yıpranan heykelin, tarihî değerini korumak için acilen restore edilmesi gerekiyordu.
The eroding unity within the group threatened the success of their mission.
Grup içindeki birlik duygusunun zamanla aşınması, görevlerinin başarısını tehlikeye soktu.
The eroding influence of old customs has significantly changed societal behavior.
Eski geleneklerin etkisinin giderek zayıflaması, toplumsal davranışları köklü biçimde değiştirdi.
The eroding respect for rules is creating challenges in maintaining order.
Kurallara duyulan saygının giderek aşınması, düzenin sağlanmasında ciddi sıkıntılar yaratıyor.
We noticed the eroding quality of the product with every new batch.
Her yeni partiyle birlikte ürünün kalitesinin gözle görülür biçimde düştüğünü fark ettik.
The old bridge collapsed because the riverbed underneath it was eroding rapidly.
Eski köprü, altındaki dere yatağı hızla aşındığı için çöktü.
Crumbling concrete and eroding metals with five million needed for repairs.
Ufalanan betonlar ve aşınan metallerle tamir için beş milyon gerekli.
We observed the eroding support for the new policy after the recent changes.
Son değişikliklerden sonra yeni politikaya verilen desteğin gitgide eridiğini gözlemledik.
Rapid urbanization is a boon and bane, creating opportunities while eroding traditional communities.
Hızlı kentleşme, fırsatlar yaratırken geleneksel toplulukları aşındıran iki ucu keskin bıçak durumundadır.