This should be reciprocal and it is an essential element in responsible fatherhood.
Bu karşılıklı olmalıdır ve sorumlu bir babadaki temel unsur budur.
The second essential element for hurricane formation is wind.
Kasırga formasyonu için ikinci gerekli element rüzgardır.
Honesty is an essential element for trust in any friendship.
Her türlü arkadaşlıkta güvenin oluşması için dürüstlük vazgeçilmez bir unsurdur.
Communication serves as an essential element in teamwork and collaboration.
Ekip çalışması ve iş birliğinin işlemesi için iletişim kilit bir unsur görevi görür.
Because typography is an essential element of any website design.
Tipografi herhangi bir web sitesi tasarımı için önemli bir parçasıdır.
This is because carbon is an essential element in every organic compound.
Bunun nedeni, karbonun her organik bileşimde önemli bir element olmasıdır.
Magnesium is an essential element for building a strong nervous system.
Magnezyum, güçlü bir sinir sistemi oluşturmak için önemli bir unsurdur.
Potassium is an essential element for a healthy and balanced body.
Potasyum sağlıklı ve dengeli bir vücut için gerekli olan bir elementtir.
As you know... plutonium is the essential element in any nuclear weapon.
Bildiğiniz gibi plütonyum, nükleer silahlar için gerekli olan temel maddedir.
Fire fighting is the basic and the essential element of building technique today.
Yangınla mücadele, günümüzde bina tekniğinin temel ve ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.
Energy efficiency is an essential element in modern building design.
Modern bina tasarımında enerji verimliliği kilit bir unsurdur.
An essential element in learning a language is regular practice.
Bir dili öğrenmenin en önemli unsurlarından biri düzenli pratiktir.
That ruthlessness was an essential element of her personality, as much as her logical ability.
Mantık yeteneklerini kullanabilmesi için, bu acımasızlık, onun karakterinin temel kısmını oluşturuyor.