The evolved version of the machine requires less maintenance and energy.
Makinenin gelişmiş sürümü, daha az bakım ve enerji gerektiriyor.
Hijacking tactics have evolved to become more sophisticated over time.
Uçak kaçırma taktikleri zamanla daha karmaşık ve gelişmiş hale geldi.
Squash racquet designs have evolved to enhance player agility on court.
Squash raketi tasarımları, kortta oyuncunun çevikliğini artırmak için gelişti.
Video games have evolved significantly since their early pixelated days.
Bilgisayar oyunları, ilk pikselli dönemlerinden bu yana büyük ölçüde gelişti.
In a parallel world, animals might have evolved with human intelligence.
Paralel bir dünyada, hayvanlar belki de insan zekâsıyla evrimleşmiş olabilir.
Farming equipment has evolved significantly over the past decade to improve efficiency.
Tarım ekipmanları son on yılda verimliliği artırmak için büyük ölçüde gelişti.
The evolved language adopted many new words from global influences.
Gelişmiş dil, küresel etkileşimlerle pek çok yeni kelimeyi bünyesine kattı.
This idea has evolved significantly since its inception last year.
Bu fikir, geçen yıl ortaya çıkışından bu yana önemli ölçüde gelişti.
Electric light technology has evolved to become more efficient and eco-friendly.
Elektrikli aydınlatma teknolojisi, daha verimli ve çevre dostu hale gelecek şekilde gelişti.
The technology we use today didn't happen overnight; it evolved through many improvements.
Bugün kullandığımız teknoloji bir anda ortaya çıkmadı; birçok iyileştirme sonucunda gelişti.
An evolved approach to education embraces creativity and critical thinking.
Eğitime yönelik gelişmiş bir yaklaşım, yaratıcılığı ve eleştirel düşünmeyi merkeze alır.
The art of sewing has evolved into a popular hobby worldwide.
Dikiş sanatı, zamanla dünya çapında popüler bir hobiye dönüştü.
Over thousands of years, sapiens have evolved complex languages and cultures.
Binlerce yıl içinde sapiens, karmaşık diller ve kültürler geliştirdi.