Regular exercise helped him stay positive during his road to recovery.
Düzenli egzersiz, iyileşme süreci boyunca olumlu kalmasına yardımcı oldu.
She follows a strict exercise regime to maintain her heart health.
Kalp sağlığını korumak için çok disiplinli bir egzersiz programı uyguluyor.
The teacher told us to have a break after completing the exercise.
Öğretmen, alıştırmayı bitirdikten sonra kısa bir ara vermemizi söyledi.
The teacher tolerated some errors during the first attempt at the exercise.
Öğretmen, alıştırmayı ilk denemede yaparken bazı hataları hoş gördü.
A military submarine remained hidden beneath the waves during the exercise.
Bir askeri denizaltı, tatbikat boyunca dalgaların altında gizli kaldı.
The army green tents provided a functional shelter during the training exercise.
Tatbikat boyunca haki yeşili çadırlar oldukça kullanışlı bir barınak sağladı.
Each contingent plays a critical role in the larger military exercise.
Her birlik, kapsamlı tatbikatın bütününde hayati bir rol oynuyor.
There is a strong correlate between exercise and improved mental health.
Egzersiz ile ruh sağlığının iyileşmesi arasında güçlü bir ilişki vardır.
Cold weather doesn't stop her from doing physical exercise outdoors.
Soğuk hava, onun dışarıda fiziksel egzersiz yapmasına engel olmuyor.
Burning calories is easier when you enjoy the exercise you do.
Yaptığın egzersizden keyif aldığında kalori yakmak çok daha kolay olur.
New school trainers focus on holistic health rather than just exercise.
Yeni nesil eğitmenler, yalnızca egzersize değil bütüncül sağlığa odaklanıyor.
The data points up the correlation between exercise and mental health.
Veriler, egzersizle ruh sağlığı arasındaki ilişkiyi açıkça ortaya koyuyor.
The best part of the exercise routine is feeling energized afterwards.
Egzersiz programının en güzel tarafı, sonrasında kendini enerjik hissetmek.