The book discusses the existential consequences of nuclear warfare on society.
Kitap, nükleer savaşın toplum üzerindeki varoluşsal sonuçlarını ele alıyor.
The play highlights existential struggles experienced by the main character.
Oyun, baş karakterin yaşadığı varoluşsal çatışmaları gözler önüne seriyor.
Philosophers diverge greatly in how they interpret existential questions.
Filozoflar, varoluşla ilgili soruları yorumlama biçimlerinde büyük ölçüde ayrışıyor.
The therapy session addressed her existential worries about the future.
Terapi seansı, onun geleceğe dair varoluşsal kaygılarını ele aldı.
The novel explores the theme of nothingness and existential dread in human life.
Roman, insan hayatındaki hiçlik ve varoluşsal kaygı temasını derinlemesine işler.
The novel delves into existential themes of identity and purpose.
Roman, kimlik ve amaç üzerine kurulu varoluşsal temalara derinlemesine dalıyor.
The film explores existential themes related to identity and survival in harsh conditions.
Film, sert koşullar altında kimlik ve hayatta kalma ile ilgili varoluşsal temaları işliyor.
Developing sustainable solutions is vital for existential issues like soil erosion.
Toprak erozyonu gibi varoluşsal sorunlar için sürdürülebilir çözümler geliştirmek hayati önem taşıyor.
Many classic noir works emphasize existential dread and societal corruption.
Klasik noir eserlerinin çoğu, varoluşsal bir tedirginliği ve toplumsal çürümeyi öne çıkarır.
Thinking about the universe always gives me an existential crisis.
Evren hakkında düşünmek bende her zaman varoluşsal bir kriz yaratır.
Now, the ecological crisis has gained an existential feature for capitalism.
Artık ekolojik kriz kapitalizm için varoluşsal bir nitelik kazanmış durumda.
That's certainly the most existential question someone's asked me recently.
Son zamanlarda birinin bana sorduğu... kesinlikle en varoluşsal soru.
Water scarcity is an existential problem in many parts of the world today.
Su kıtlığı, günümüzde dünyanın pek çok yerinde varoluşsal bir sorun haline gelmiş durumda.