Many cultures use basket weaving as a form of artistic expression.
Pek çok kültürde sepet örmeciliği sanatsal ifade biçimi olarak kullanılır.
This expression rose to popularity and is now in common usage.
Bu ifade, popülerlik kazandı ve artık herkesin ağzında dolaşıyor.
An indirect expression can convey sarcasm in a less obvious way.
Dolaylı bir anlatım, alayı daha az göze çarpar şekilde iletebilir.
Her poetic expression moved everyone deeply during the art exhibition.
Onun şiirsel anlatımı, sergi boyunca orada bulunan herkesi derinden etkiledi.
He smiled for an instant before returning to his serious expression.
Ciddi ifadesine dönmeden önce yüzünde bir anlık bir gülümseme belirdi.
His gender expression is unique and does not fit typical categories.
Onun toplumsal cinsiyet ifadesi çok özgün ve alışılmış kalıplara uymuyor.
The sniffing expression on his face showed he caught a cold.
Yüzündeki o burun çekmeli ifade, soğuk aldığını ele veriyordu.
Despite the good news, his jaded expression didn't change.
İyi haberlere rağmen, hayata küskün o ifadesi hiç değişmedi.
His expression of sympathy was sincere and helped ease their pain.
Onun samimi taziye ifadeleri, acılarını bir nebze olsun hafifletti.
We used factoring to decompose the algebraic expression into smaller parts.
Cebirsel ifadeyi daha küçük parçalara ayırmak için çarpanlara ayırmayı kullandık.
Through her speech, she gave expression to her frustration clearly.
Yaptığı konuşmayla, duyduğu hayal kırıklığını çok net ifade etti.
Many cities encourage street art as a form of cultural expression.
Birçok şehir, sokak sanatını kültürel ifade biçimi olarak destekliyor.
I noticed an accusing expression on his face when the project failed.
Proje başarısız olunca yüzünde beni suçlayan bir ifade fark ettim.