The company decided to bundle together different features into one app.
Şirket, farklı özellikleri tek bir uygulamada birleştirme kararı aldı.
The mutated creature in the movie had unusual and frightening features.
Filmdeki mutasyona uğramış yaratığın, alışılmadık ve ürkütücü özellikleri vardı.
The number of subscribers skyrocketed after the new features were introduced.
Yeni özellikler devreye alındıktan sonra abone sayısı birdenbire tavan yaptı.
This new software is way ahead in features than the previous version.
Bu yeni yazılım, özellikler bakımından önceki sürümün çok ilerisinde.
The information system's backup features protect data from accidental loss.
Bilgi sisteminin yedekleme özellikleri, verileri kazara silinmelere karşı korur.
The ancestor of smartphones was large and had very limited features.
Akıllı telefonların atası büyük, kaba ve özellikleri çok sınırlıydı.
In the brochure, bold type emphasizes features and prices clearly.
Broşürde, özellikler ve fiyatlar kalın yazı tipiyle açıkça vurgulanıyor.
The company licked the market competition by innovating new product features.
Şirket, yeni ürün özellikleri geliştirerek pazardaki rekabeti geride bıraktı.
Quite apart from being expensive, the car has excellent safety features.
Pahalı olmasını bir tarafa bırakırsak, arabanın güvenlik özellikleri mükemmel.
Developing unique features allowed the app to get ahead of similar products.
Benzersiz özellikler geliştirmek, uygulamanın benzer ürünlerin önüne geçmesini sağladı.
The grand cathedral features a stunning arch over the main entrance.
Görkemli katedralin ana girişinin üzerinde nefes kesici bir kemer bulunuyor.
Line dancing often features repetitive steps that are easy to learn.
Sıralı dansta genellikle öğrenmesi kolay, tekrar eden adımlar bulunur.
The club's lounge bar features soft lighting and plush chairs.
Kulübün lounge barında loş bir aydınlatma ve yumuşak koltuklar var.