Your mother, for instance, is very she is supporting me.
Annen mesela, oldukça tutucudur ve beni destekliyor.
For many people - poets, for instance - it's a gift.
Çoğu insan için bir armağandır, mesela ozanlar.
But, for instance, take these ice cream soda glasses.
Fakat, sözgelimi, şu dondurmalı soda bardağını alın.
I mean, for instance, my gas tank is almost empty.
Yani, sözgelimi, benim benzin depom neredeyse boş.
Art, for instance, can turn your angst into something valuable.
Mesela, sanat içinizdeki kaygıyı daha değerli bir şeye çevirebilir.
Like for instance I wanted to learn to drum, and music.
Mesela, davul ve müzik çalmayı öğrenmek istedim.
The colours red and yellow, for instance, trigger feelings of hunger.
Mesela kırmızı ve sarı renkler iştah açıyor ve acıkma hissini tetikliyor.
Larger companies, for instance, benefit from lower bulk purchase rates.
Mesela büyük şirketler toplu satın almalarda daha düşük fiyatlardan yararlanırlar.
A computer programme for instance, can be viewed as an elaborate algorithm.
Mesela bir bilgisayar programı gelişmiş bir algoritmaya örnek olarak verilebilir.
Well, for instance, there's a hereditary blood disease.
Evet, mesela, kalıtsal bir kan hastalığı var.
Sales, for instance, were made for frustrated women.
İndirimler mesela, doyuma ulaşamamış kadınlar içindir.
The buses for instance, can keep you waiting especially when arrive early.
Otobüsler Mesela sende kalabilir bekleyen özellikle ne zaman gelecek erken.
Prehistoric man, for instance, could die of fright during an eclipse.
Mesela tarihöncesi insan güneş tutulmasında korkudan ölebilirdi.