This new computer keyboard has additional function keys for gaming purposes.
Bu yeni bilgisayar klavyesinde oyun için ek fonksiyon tuşları bulunuyor.
This function extracts the first ten characters from the strings array.
Bu fonksiyon, string dizisindeki elemanların ilk on karakterini çıkarır.
Spectacles can add both style and function to your everyday look.
Gözlükler, günlük görünümüne hem tarz hem de işlev katabilir.
Hold the function key while pressing another key to adjust brightness.
Parlaklığı ayarlamak için başka bir tuşa basarken işlev tuşunu basılı tutun.
Kidneys have a vital function in filtering waste from the blood.
Böbrekler, kandaki atık maddeleri süzmek gibi hayati bir görev üstlenir.
The liver carries out the vital function of detoxifying harmful substances.
Karaciğer, zararlı maddeleri etkisiz hâle getirerek hayati bir görev yapar.
Every entity in the universe has its specific role and function.
Evrendeki her varlığın kendine özgü bir rolü ve işlevi vardır.
Iteration allows the function to handle lists of different lengths effectively.
Yineleme, fonksiyonun farklı uzunluktaki listeleri etkin biçimde işlemesini sağlar.
Neural circuits in the device mimic the function of human brain neurons.
Cihazdaki sinirsel devreler, insan beynindeki nöronların işlevini taklit ediyor.
The tertiary structure of the protein is crucial for its biological function.
Proteinin üçüncül yapısı, biyolojik işlevi açısından hayati önem taşır.
The function accepts one parameter to calculate the total price.
Fonksiyon, toplam fiyatı hesaplamak için tek bir parametre alır.
Every app should have a visible back to main menu function.
Her uygulamada gözle görülür bir ana menüye dön işlevi bulunmalıdır.
The bug affected the search function, producing incorrect results.
Hata, arama işlevini etkileyerek yanlış sonuçlar üretmesine yol açtı.