Detectives are tracing the origin of the hack on the financial database.
Dedektifler, mali veritabanına yapılan siber saldırının nereden geldiğini araştırıyor.
I'm guessing about five minutes until they discover the hack on the security cameras.
Sanırım güvenlik kameralarındaki hacklemeyi fark etmeleri beş dakika kadar sürer.
You're a heartbeat away from being in hack on your first day.
İlk gününde kıçını tekmeletmekten bir kalp atımı uzaktasın.
This movie shows supercomputer hack on all networks and military networks.
Bu filmde bir süper bilgisayar tüm ağları ve askeri ağı hack ederek.
The military picked up a hack on their secure network and traced it to a submerged craft hiding offshore.
Askeriye güvenlik ağına sızıldığını fark etti ve açıklarda saklanan bir gemiye kadar izini sürmüşler.
Like there's no safety net to fall hack on.
Seni geriye itecek güvenlik ağı yok gibi bir şey.
Earlier this evening, before the hack on the studio.
Sabah erken vakit, stüdyodaki hackten önce.
Okay, so she must be down there using the crypto farm's power to maintain the hack on the grid.
Tamam, orada olmalı kripto çiftliğinin gücünü kullanmak ızgarayı kesmek için.
Do you really want an illegal hack on your computer?
Bilgisayarını illegal bir şekilde hacklememi mi istiyorsun gerçekten?
Brumidi did most of that work while lying on his hack on a scaffold built from the floor to the dome a distance of 180 feet and three inches.
Brumidi resmin büyük kısmını... yapı iskelesine sırtını dayayarak,... yerden 55,5 metre yüksekteki kubbe üzerinde yapmıştır.
What, the hack on the power grid?
Elektrik şebekesi hackini mi diyorsun?
Officials blamed the hack on an international cybercrime group.
Yetkililer, gerçekleştirilen siber saldırıdan uluslararası bir siber suç örgütünü sorumlu tuttu.
You're a heartbeat away from being in hack on your first day.
İlk gününde beni kesmekten bir kalp atımı uzaklıktasın.