The repayment amount is higher this month due to added interest.
Bu ayki taksit tutarı, eklenen faiz nedeniyle daha yüksek.
The builders build walls higher to improve the building's security.
Ustalar, binanın güvenliğini artırmak için duvarları daha yüksek örüyor.
The curve grading made it competitive to secure higher marks.
Eğriye göre notlandırma, yüksek not almak için rekabeti artırdı.
The correlate of higher stress levels usually includes elevated blood pressure.
Yüksek stres düzeyleri genellikle kan basıncının da yükselmesiyle birlikte görülür.
The demographic showed a higher interest in online shopping than expected.
İlgili kitle, beklenenden daha fazla çevrim içi alışverişe ilgi gösterdi.
Consumers sometimes pay a higher price for convenience and quick service.
Tüketiciler bazen pratiklik ve hızlı hizmet için daha fazla para öder.
A small loan company usually offers loans with higher interest rates.
Küçük kredi şirketleri genelde daha yüksek faiz oranlarıyla kredi verir.
Sometimes the retail price can be higher because of additional store fees.
Bazen mağazanın ek ücretleri nedeniyle perakende fiyat daha yüksek olabiliyor.
To achieve a higher rank, you need to complete additional training.
Daha yüksek bir rütbeye ulaşmak için ek eğitimleri tamamlaman gerekiyor.
Strong customer demand will yield higher revenue for the company.
Güçlü müşteri talebi, şirket için daha yüksek gelir getirecek.
He is worried about moving into a higher income bracket this year.
Bu yıl daha yüksek bir gelir dilimine girmekten endişe ediyor.
He practiced his jumping every day to clear higher obstacles.
Daha yüksek engelleri aşabilmek için her gün zıplama antrenmanı yaptı.
Improving your property can sometimes lead to a higher tax value.
Mülkünüzü iyileştirmek bazen daha yüksek bir vergi değerine yol açabilir.