The new software update ensures a seamless integration with existing systems.
Yeni yazılım güncellemesi, mevcut sistemlerle kusursuz bir entegrasyon sağlıyor.
The rapid acquisition of several startups can sometimes lead to integration issues.
Birden fazla girişimin hızla satın alınması bazen entegrasyon sorunlarına yol açabiliyor.
Educational exchange programs are a part of globalization's cultural integration.
Öğrenci değişim programları, küreselleşmenin kültürel bütünleşme boyutunun bir parçasıdır.
Cultural integration played a vital role in the nation's nation-building efforts.
Kültürel bütünleşme, ülkenin ulus inşası çabalarında hayati bir rol oynadı.
Critics praised the soundtrack for its seamless integration with the story.
Eleştirmenler, film müziklerini hikâyeyle kusursuz bir uyum içinde olduğu için övdü.
An effective computing system supports both hardware and software integration.
Etkili bir bilgi işlem sistemi, donanım ve yazılımın uyum içinde çalışmasını destekler.
Policies aimed at assisting foreign-born residents can improve social integration.
Yurtdışında doğan sakinleri desteklemeye yönelik politikalar, toplumsal uyumu güçlendirebilir.
New laws were introduced to counter separatism and strengthen national integration.
Ayrılıkçılığı önlemek ve ulusal bütünleşmeyi güçlendirmek için yeni yasalar çıkarıldı.
Government initiatives aimed at racial integration have reduced discrimination in housing and employment.
Irksal bütünleşmeyi hedefleyen hükümet girişimleri, konut ve istihdam alanlarındaki ayrımcılığı azaltmıştır.
Technology integration is transforming the railway system's operational efficiency.
Teknolojinin entegrasyonu, demiryolu işletmesinin operasyonel verimliliğini köklü biçimde dönüştürüyor.
Structuring of the software modules ensured seamless integration later on.
Yazılım modüllerinin baştan iyi kurgulanması, sonradan sorunsuz bir entegrasyon sağladı.
This software gels well with our existing tools, so integration was easy.
Bu yazılım mevcut araçlarımızla iyi uyum sağlıyor, bu yüzden entegrasyon kolay oldu.
The scholar wrote about provincialism as a barrier to national integration.
Akademisyen, ulusal bütünleşmenin önündeki bir engel olarak yerelcilik üzerine yazdı.