Government officials warned against leakage of intelligence reports to the media.
Hükümet yetkilileri, istihbarat raporlarının medyaya sızması konusunda uyarıda bulundu.
The soldier worked his way under enemy lines to gather intelligence.
Asker, istihbarat toplamak için düşman hatlarının altından sızarak geçti.
By birth, the child showed signs of exceptional intelligence and curiosity.
Çocuk daha doğuştan olağanüstü bir zeka ve merak belirtisi gösteriyordu.
Often it is a matter of access to information, not intelligence.
Çoğu zaman mesele şudur ki, sorun zeka değil, bilgiye erişimdir.
The commander ordered troops to mobilize immediately upon receiving intelligence.
Komutan, istihbarat gelir gelmez birliklerin derhal harekete geçmesini emretti.
Sometimes, the scout team encounters unexpected hazards while collecting strategic intelligence.
Bazen keşif timi, stratejik istihbarat toplarken beklenmedik tehlikelerle karşılaşıyor.
The scouting airplane flew over the battlefield to gather intelligence.
Keşif uçağı, istihbarat toplamak için savaş alanının üzerinden uçtu.
Many stings are planned with undercover agents to gather intelligence.
Birçok operasyon, istihbarat toplamak için gizli görevdeki polislerle planlanır.
Governments often struggle to prevent hackers from leaking classified intelligence.
Hükümetler, hacker'ların gizli istihbaratı sızdırmasını engellemekte çoğu zaman zorlanıyor.
The intelligence officer memorized every agent's code name quickly.
İstihbarat görevlisi, her ajanın kod adını kısa sürede ezberledi.
Authorities arrested the insurgent following intelligence about a planned uprising.
Yetkililer, planlanan ayaklanmaya dair istihbaratın ardından isyancıyı gözaltına aldı.
The intelligence agency uncovered a major security threat in the capital yesterday.
İstihbarat teşkilatı dün başkentte büyük bir güvenlik tehdidini ortaya çıkardı.
The intelligence agency uses advanced technology to monitor threats across the globe.
İstihbarat teşkilatı, dünyadaki tehditleri izlemek için ileri teknoloji kullanıyor.