The staffer prepared interview notes for the next day's feature.
Muhabir, ertesi günün özel haberi için röportaj notlarını hazırladı.
The nominee faced tough questions about tax plans during the interview.
Aday, röportaj sırasında vergi planlarıyla ilgili zor sorularla karşılaştı.
A crumb of information emerged during the quiet interview session.
Sessiz geçen görüşme sırasında ufak bir bilgi kırıntısı ortaya çıktı.
We arranged a one-on-one interview to get detailed feedback from the client.
Müşteriden ayrıntılı geri bildirim almak için bire bir bir görüşme ayarladık.
You should loosen up before the big interview to reduce stress.
Büyük mülakat öncesinde stresini azaltmak için biraz gevşemen iyi olur.
His willing to work nature impressed the manager during the interview.
Onun çalışmaya istekli yapısı, mülakat sırasında müdürü çok etkiledi.
During the interview, she alluded to her future plans cautiously.
Röportaj sırasında, geleceğe dair planlarına temkinli bir şekilde değindi.
He didn't speak properly during the interview and seemed nervous.
Mülakat sırasında kendini gerektiği gibi ifade edemedi ve heyecanlı göründü.
The interview helped provide insight into the artist's creative process.
Röportaj, sanatçının yaratıcı sürecini daha iyi çözmemize yardımcı oldu.
He paid extra for a wash and blow-dry before the interview.
Mülakattan önce saç yıkama ve fön için ekstra ücret ödedi.
Give her some time to collect herself before the interview starts.
Röportaj başlamadan önce kendine gelmesi için ona biraz zaman verin.
Nice going, you forgot to record the entire two-hour interview.
İki saatlik röportajın tamamını kaydetmeyi unutmuşsun, çok iyi olmuş.
I scraped into the program with the lowest acceptable interview score.
En düşük kabul edilebilir mülakat puanıyla programa zor bela girdim.