She bought a kit filled with essential body care items for travel.
Seyahat için gerekli vücut bakımı ürünleriyle dolu bir set satın aldı.
He bought a model airplane kit to build over the weekend.
Hafta sonu uğraşmak için bir maket uçak yapım seti aldı.
He bought new jumper cables for his roadside assistance kit.
Yol yardım çantası için yeni bir takviye kablosu satın aldı.
Do not forget the warning triangle when assembling your roadside emergency kit.
Yol kenarı acil durum çantası hazırlarken uyarı üçgenini koymayı unutma.
Each cleaning kit included a wiping cloth of soft cotton fabric.
Her temizlik setinin içinde yumuşak pamuklu bir kurulama bezi vardı.
Emergency responders rely on a personal protection kit during hazardous missions.
Acil durum ekipleri, tehlikeli görevlerde kişisel koruma setine güvenir.
Teaching children to use a personal protection kit safely is important.
Çocuklara kişisel koruma setini güvenli bir şekilde kullanmayı öğretmek önemlidir.
The photography kit included lenses, filters, and a tripod.
Fotoğraf setinin içinde objektifler, filtreler ve bir tripod vardı.
He brought his picture taking kit to capture the beautiful landscapes.
O güzel manzaraları yakalamak için fotoğraf çekim setini yanına aldı.
I bought a conjuring kit to learn simple magic tricks at home.
Evde basit numaralar öğrenmek için bir sihir seti satın aldım.
We focused on storing general goods first in the emergency supply kit.
Acil durum erzak çantasında önce temel tüketim ürünlerini depolamaya odaklandık.
His fitness starter kit contained dumbbells and a resistance band.
Spor başlangıç setinin içinde dambıllar ve bir direnç bandı vardı.
His toiletry kit contained soap, a razor, and a toothbrush.
Tuvalet çantasında sabun, tıraş bıçağı ve diş fırçası vardı.