I enjoy a lot learning languages to communicate with new people.
Yeni insanlarla iletişim kurmak için dil öğrenmekten çok keyif alırım.
Having a large repertoire of languages is valuable for translators.
Çevirmenler için geniş bir dil repertuarına sahip olmak çok değerlidir.
Being bilingual gives you an advantage in learning new languages.
İki dilli olmak, yeni dilleri öğrenirken sana avantaj sağlar.
Long memory plays a crucial role in learning languages quickly.
Güçlü hafıza, dilleri hızlı öğrenmede kritik bir rol oynar.
She had a continuing interest in learning new languages throughout life.
Hayatı boyunca yeni diller öğrenmeye karşı süren bir ilgisi vardı.
They go overseas every summer to experience different cultures and languages.
Her yaz farklı kültürler ve diller tanımak için yurtdışına gidiyorlar.
The languages in the region are variously spoken by its inhabitants.
Bölgedeki diller, halk tarafından farklı düzey ve biçimlerde konuşuluyor.
Over thousands of years, sapiens have evolved complex languages and cultures.
Binlerce yıl içinde sapiens, karmaşık diller ve kültürler geliştirdi.
She has a voracious appetite for learning new languages quickly.
Yeni dilleri hızla öğrenme konusunda bitmek bilmeyen bir iştahı var.
Our software now supports the newly added languages for global users.
Yazılımımız artık küresel kullanıcılar için yeni eklenen dilleri de destekliyor.
He has a cosmopolitan lifestyle, embracing diverse traditions and languages.
Farklı gelenek ve dilleri kucaklayan kozmopolit bir yaşam tarzı var.
Moving from place to place helped him learn new languages quickly.
Sürekli yer değiştirmesi, yeni dilleri hızlıca öğrenmesine yardımcı oldu.
Local cultures in the island chain have distinct traditions and languages.
Ada zincirindeki yerel kültürlerin kendine özgü gelenekleri ve dilleri var.