The company became highly leveraged after taking out several large loans.
Şirket, birkaç büyük kredi aldıktan sonra ciddi şekilde borçlandı.
The merging of the rivers formed a large, powerful waterway.
Nehirlerin birleştiği yerde büyük ve güçlü bir su yolu oluştu.
He prefers a large beach hat to ensure maximum sun protection.
Maksimum güneş koruması için geniş bir plaj şapkası tercih ediyor.
The decorator worked all day to finish painting the large hall.
Boyacı, geniş salonun boyasını bitirmek için bütün gün çalıştı.
The banker approved the large loan request from the corporate client.
Banka yöneticisi, kurumsal müşterinin yüksek tutarlı kredi talebini onayladı.
The wholesale house provides competitive prices to attract large volume buyers.
Toptancı, yüksek hacimli alıcıları çekmek için rekabetçi fiyatlar sunuyor.
His umbrella was so large that it covered the entire group.
Onun şemsiyesi o kadar büyüktü ki bütün grubu gölgesine aldı.
The converging rivers formed a large lake that attracted many visitors.
Birleşen nehirler, birçok ziyaretçi çeken büyük bir göl oluşturdu.
You should check your credit line before making any large purchases.
Büyük bir alışveriş yapmadan önce kredi limitini mutlaka kontrol etmelisin.
Several dining chairs surrounded the large round table in the kitchen.
Mutfaktaki büyük, yuvarlak masanın etrafında birkaç yemek sandalyesi duruyordu.
They ordered a large chocolate donut cake for the office meeting.
Ofis toplantısı için büyük bir çikolatalı simit kek sipariş ettiler.
Dynamite exploded precisely, creating a large crater in the earth.
Dinamit tam istenen anda patlayarak yerde büyük bir krater oluşturdu.
I packed my lunch in a large red bag this morning.
Bu sabah öğle yemeğimi büyük, kırmızı bir çantaya koydum.