The forklift operator skillfully maneuvered pallets through the narrow loading bay.
Forklift operatörü, dar yükleme cebinde paletleri ustalıkla manevra ettirdi.
The staff cleaned the loading area thoroughly after the last shipment.
Personel, son sevkiyattan sonra yükleme alanını baştan aşağı temizledi.
The courier filled the loading space with small packages before departure.
Kurye, yola çıkmadan önce yük alanını küçük paketlerle doldurdu.
The company redesigned the van for a more efficient loading space.
Şirket, daha verimli bir yük alanı için kamyonetin tasarımını yeniledi.
The reinstalled plugin enhanced the website's loading speed noticeably.
Yeniden kurulan eklenti, sitenin yüklenme hızını gözle görülür biçimde artırdı.
To improve loading time, the stylesheet was compressed before deployment.
Yüklenme süresini kısaltmak için stil dosyası yayına alınmadan önce sıkıştırıldı.
The removal firm arrived early and started loading the truck carefully.
Nakliye firması erkenden geldi ve kamyona eşyaları özenle yüklemeye başladı.
Workers pack together the products on the shipment pallets before loading.
İşçiler, yüklemeden önce ürünleri sevkiyat paletlerine dip dibe yerleştirir.
The truck bed's metal surface was scratched from the repeated loading.
Kamyon kasasının metal yüzeyi, defalarca yükleme yapmaktan dolayı çizilmişti.
The manager reminded everyone to keep clear the loading dock during deliveries.
Yönetici, sevkiyat sırasında herkesin yükleme alanından uzak durmasını hatırlattı.
The security guard monitored the loading space closely during night shifts.
Güvenlik görevlisi, gece vardiyasında yükleme alanını yakından takip etti.
The supplying area was organized to optimize loading and unloading processes.
Yükleme ve boşaltma süreçlerini iyileştirmek için tedarik alanı yeniden düzenlendi.
The loading bay door was damaged and scheduled for immediate repair.
Yükleme cebinin kapısı hasar görmüştü ve acil onarım için programa alındı.