Long memory plays a crucial role in learning languages quickly.
Güçlü hafıza, dilleri hızlı öğrenmede kritik bir rol oynar.
Experts advise to concentrate the mind for improved memory and focus.
Uzmanlar, hafıza ve odaklanmayı artırmak için zihnin toplanmasını öneriyor.
The computer program consumes a lot of memory while running complex tasks.
Bilgisayar programı, karmaşık işlemler çalışırken çok fazla bellek tüketiyor.
His mind became a memory bank for all the lessons he had learned.
Zihni, öğrendiği tüm dersleri saklayan bir bellek hazinesine dönüştü.
Only a faint memory of the accident remained due to the trauma.
Travma yüzünden kazayla ilgili geriye sadece silik bir anı kalmıştı.
He carefully placed the old diary in the memory box for safekeeping.
Eski günlüğü, kaybolmasın diye özenle anı kutusunun içine yerleştirdi.
Her words were imprinted in his memory, guiding him daily.
Sözleri onun hafızasına kazındı ve her gün ona yol gösterdi.
The annual event helps keep her memory alive in the community.
Her yıl düzenlenen etkinlik, onun anısını mahallede canlı tutuyor.
The memory box was filled with childhood drawings and birthday cards.
Anı kutusu, çocukluk resimleri ve doğum günü kartlarıyla doluydu.
The memory stick was full, so I deleted some old files.
Bellek çubuğu dolmuştu, ben de bazı eski dosyaları sildim.
To refresh memory on the dates, she checked the calendar again.
Tarihlerle ilgili hafızasını tazelemek için takvime bir kez daha baktı.
Every year, the community organizes a charity race to honour memory.
Her yıl, mahalle onun anısına bir yardım koşusu düzenliyor.
This incompatible memory card won't work with my camera model.
Bu uyumsuz hafıza kartı, benim fotoğraf makinesi modelimde çalışmıyor.