Each love heart has a different short message printed on it.
Her kalp şeklinde şekerin üzerinde farklı kısa bir mesaj yazıyor.
He apologized publicly on the message board after realizing his mistake.
Hatasını fark ettikten sonra mesaj panosunda herkesten açıkça özür diledi.
The emailing system was upgraded to improve message delivery speed.
İleti gönderim hızını artırmak için e-posta sistemi yenilendi.
Rhetorical language can sometimes mask the true intentions behind a message.
Etkileyici dil, bazen bir iletinin ardındaki gerçek niyetleri gizleyebilir.
The artist's messianic message called for cultural renewal and unity.
Sanatçının mesihçi mesajı kültürel bir yenilenme ve birlik çağrısı içeriyordu.
He pulled aside the paper to reveal the hidden message underneath.
Altındaki gizli mesajı ortaya çıkarmak için kağıdı yana doğru çekti.
He reached past the crowded room to grab the urgent message.
Kalabalık odaya rağmen, acil mesajı almak için zorlukları aştı.
The hailed speaker captured everyone's attention with a powerful message.
Davet edilen konuşmacı, güçlü mesajıyla herkesin dikkatini üzerine çekti.
The letter contained a heartfelt message of sympathy for her loss.
Mektupta, yaşadığı kayıp için içten bir taziye mesajı vardı.
Using homing instinct, the carrier pigeon delivered the message accurately.
Eve dönme içgüdüsünü kullanarak posta güvercini mesajı tam yerine ulaştırdı.
The speaker delivered the message in a manner persuasive and clear.
Konuşmacı, mesajını ikna edici ve net bir üslupla iletti.
She found an important message waiting in her inbox this morning.
Bu sabah gelen kutusunda onu bekleyen önemli bir mesaj buldu.
The suggestive lyrics hinted at a hidden message in the song.
Şarkının imalı sözleri, içinde gizli bir mesaja işaret ediyordu.