It's too big for the milk float.
Süt kamyoneti için çok büyük.
What? How dare you! - It's too big for the milk float.
Ne? Bu ne cüret? - Süt kamyoneti için çok büyük.
It's not the same as rescuing a priest from an explosive milk float.
Patlamaya hazır bir süt aracından bir pederi kurtarmayla aynı değil.
I've left a little surprise on the milk float your little friend took off me.
Arkadaşının benden aldığı süt kamyonunda sizin için bir sürprizim var...
Electric thermostat, electric fridge, electric milk float.
Elektrikli termostat, elektrikli buzdolabı, elektrikli süt şamandırası.
What, the milk float?
Ne, süt kamyonu mu?
That's a milk float!
Bu bir sütçü kamyoneti!
I've left a little surprise on the milk float your little friend took off me.
Arkadaşının benden aldığı süt kamyonunda... sizin için bir sürprizim var...
What, the milk float?
Ne, sütçü kamyoneti mi?
What, the milk float?
Ne, sütçü kamyonetiyle mi?
Derek, Dougal's on a milk float with a bomb that will blow up if it goes under 4mph.
Derek, Dougal içinde 4 km'den yavaş giderse patlamaya hazır... bir bomba olan süt kamyonunda mahsur kaldı.
Derek, Dougal's on a milk float with a bomb that will blow up if it goes under 4mph.
Derek, Dougal içinde 4 km'den yavaş giderse patlamaya hazır bir bomba olan süt kamyonunda mahsur kaldı.