His reducing influence was felt as the team became more efficient.
Onun azalan etkisi, ekibin daha verimli hale gelmesiyle hissedildi.
The technician replaced the old power adapter with a more efficient model.
Teknisyen, eski güç adaptörünü daha verimli bir modelle değiştirdi.
The old mower was replaced by a more efficient model to increase productivity.
Eski biçme makinesi, verimliliği artırmak için daha etkili bir modelle değiştirildi.
We labeled every part name on the diagram for a more efficient showcasing.
Daha etkili bir sunum için şemadaki her parça adını tek tek etiketledik.
The engineer employs innovative designs to create more efficient machines.
Mühendis, daha verimli makineler geliştirmek için yenilikçi tasarımlar kullanıyor.
A gas fire can be more efficient than a traditional wood fireplace.
Gazlı şömine, geleneksel odun şöminesine göre daha verimli olabilir.
The company redesigned the van for a more efficient loading space.
Şirket, daha verimli bir yük alanı için kamyonetin tasarımını yeniledi.
The factory installed a more efficient knitting machine to save energy.
Fabrika, enerji tasarrufu için daha verimli bir örgü makinesi kurdu.
A new breed of electric cars is making energy consumption more efficient.
Yeni nesil elektrikli arabalar, enerji tüketimini daha verimli hale getiriyor.
Optimizing improves the workflow by making processes faster and more efficient.
İyileştirme, süreçleri hızlandırıp daha verimli hale getirerek iş akışını geliştirir.
A detailed table of contents makes studying more efficient and organized.
Ayrıntılı bir içindekiler, çalışmayı daha verimli ve düzenli hale getirir.
That small appliance can make your office work much more efficient.
Şu küçük cihaz, ofis işlerini çok daha verimli hale getirebilir.
The neighborhood's curbside service has become more efficient this year.
Mahallenin kaldırımdan çöp toplama hizmeti bu yıl daha verimli hale geldi.