The server acts as a central node for many client devices.
Sunucu, birçok istemci aygıt için merkezi bir düğüm görevi görür.
Network admins monitor the traffic passing through each node closely.
Ağ yöneticileri, her düğüm üzerinden geçen trafiği yakından izler.
Full node clients relay all users' transactions just like their own.
Tam nod istemcileri, tüm kullanıcıların işlemlerini tıpkı olduğu gibi aktarır.
The router serves as a critical node connecting different network segments.
Yönlendirici, farklı ağ bölümlerini birbirine bağlayan kritik bir düğüm işlevi görür.
Each node plays a vital role in maintaining the network's overall stability.
Her düğüm, ağın genel kararlılığının korunmasında kritik bir role sahiptir.
Performance issues at a node can slow down the whole network.
Bir düğümde yaşanan performans sorunları tüm ağın yavaşlamasına neden olabilir.
Each node in the network must be configured correctly for proper communication.
Ağdaki her düğümün, sağlıklı bir iletişim için doğru şekilde yapılandırılması gerekir.
New firewall rules propagate to every node to ensure network security.
Yeni güvenlik duvarı kuralları, ağ güvenliğini sağlamak için her bir düğüme yayılıyor.
Too bad you don't have the luxury of an interlink node.
Bir ara bağlantı düğümü lüksüne sahip olamamanız çok kötü.
Trying to repair a node would be a futile exercise.
Bir düğümü onarmaya çalışmak, faydasız bir çabadır.
Each network node makes the same calculations and saving equal values.
Ağdaki her düğüm aynı hesaplamaları yapar ve aynı değerleri depolar.
Technicians mapped every node to ensure the network's security.
Teknisyenler, ağın güvenliğini sağlamak için her düğümü ayrıntılı biçimde haritalandırdı.
I noticed an unusual node on the victim's thyroid.
Kurbanın tiroidin de alışılmadık bir düğüm fark ettim.