Vertaling van "outdated law" in Turks
We konden deze vermelding niet vinden. Er worden benaderende resultaten weergegeven. Controleer je spelling of stel voor deze term aan het woordenboek toe te voegen.
Approving that outdated law would take a step backwards for human rights.
O çağdışı yasayı onaylamak, insan hakları açısından bir adım geri gitmek olur.
The repeal of the outdated law brought relief to many citizens.
Yürürlükten kaldırılan eski yasa, birçok vatandaş için büyük bir rahatlama getirdi.
They campaigned tirelessly for the abolishment of the outdated law.
Eski ve çağdışı yasanın yürürlükten kaldırılması için durmadan mücadele ettiler.
Once abolished, the outdated law no longer affected citizens' daily lives.
Bir kez yürürlükten kalkınca, o çağdışı yasanın artık vatandaşların günlük hayatına hiçbir etkisi kalmadı.
That outdated law is past its sell-by date and should be abolished.
O çağdışı yasa demode oldu, artık yürürlükten kaldırılmalı.
I feel this is an outdated law.
Bana göre bu çağdışı bir kanundur.
Her denunciation of the outdated law sparked a heated debate among politicians.
Onun, çağın gerisinde kalmış yasaya yönelttiği sert eleştiri, siyasetçiler arasında hararetli bir tartışma başlattı.
The law of Intellectual and Artistic Property is sadly a very outdated law.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanununu maalesef çok eski tarihli bir kanun.
Since Swartz's death, Representative Zoe Lofgren and Senator Ron Wyden have introduced legislation that would reform the Computer Fraud and Abuse Act - the outdated law that formed the majority of the charges against Swartz. It's called "Aaron's Law".
Geçen haftadan bu yana, bugün de, fonumuz artmakta. Swartz'ın ölümünden sonra, temsilci Zoe Lofgren ve senatör Ron Wyden, Bilgisayar Sahtekarlığı ve İstismarı Yasası'nı reforme edecek bir yönetmelik gündeme getirdiler.