Never fall for the trap of oversimplifying the subject of money.
Asla para konusunu aşırı basitleştirme tuzağına düşmeyin.
Oversimplifying the data led to incorrect conclusions.
Verileri aşırı basitleştirmek, hatalı sonuçlara yol açtı.
Oversimplifying the process made it look easier than it truly was.
Süreci aşırı basitleştirmek, onu gerçekte olduğundan daha kolaymış gibi gösterdi.
Candidates who highlight motherhood risk oversimplifying their own complex motivations.
Annelik riskini vurgulayan adaylar kendi karmaşık motivasyonlarını basitleştiriyor.
Well, Jack is oversimplifying matters, as is usual.
Jack her zamanki gibi işleri basitleştiriyor.
The training offered a cookie-cutter solution to conflict, oversimplifying cultural differences.
Eğitim, kültürel farklılıkları aşırı basitleştirerek çatışmaya standart bir çözüm sundu.
Her oversimplifying comment did not reflect the study's complexity.
Onun meseleyi fazlasıyla basite indirgeyen yorumu, çalışmanın karmaşıklığını yansıtmıyordu.
The report's oversimplifying approach failed to capture the true situation.
Raporun meseleyi çarpıtacak ölçüde basitleştiren yaklaşımı, gerçek durumu yansıtmayı başaramadı.
That app is just a cookie-cutter solution to mental health, oversimplifying serious problems.
Şu uygulama, ciddi sorunları aşırı basitleştiren hazır kalıp bir ruh sağlığı çözümü sadece.
The oversimplifying view overlooked the challenges faced by the community.
Bu aşırı basitleştirici bakış açısı, toplumun karşı karşıya olduğu zorlukları görmezden geldi.
No, I think you're oversimplifying things.
Hayır, bence her şeyi çok basite indirgiyorsun.
This oversimplifying statement could mislead people about the risks involved.
Bu gereğinden fazla basitleştirilmiş ifade, söz konusu riskler hakkında insanları yanlış yönlendirebilir.
He gave an oversimplifying summary that missed the key points.
Önemli noktaları ıskalayan, fazlasıyla basitleştirilmiş bir özet verdi.