Engineers monitored the oil well closely during the initial testing phase.
Mühendisler, ilk test aşamasında petrol kuyusunu yakından takip ettiler.
The collecting phase of the project focused on interviews with locals.
Projenin toplama aşamasında, yerel halkla yapılan görüşmelere ağırlık verildi.
Electrical tape comes in various colors, each indicating a different wire phase.
Elektrik bandı, her biri farklı fazı gösteren çeşitli renklerde bulunur.
The inspection downstream caught defects missed during the first phase.
Sürecin ileriki denetim aşamasında, ilk fazda gözden kaçan kusurlar yakalandı.
The deep sleep phase is when the brain processes emotions and memories.
Derin uyku evresi, beynin duyguları ve anıları işlediği dönemdir.
This intermediary phase bridges the gap between research and practical application.
Bu geçiş evresi, araştırma ile pratik uygulama arasındaki boşluğu dolduruyor.
The counting phase of the election was closely monitored by observers.
Seçimin oy sayım aşaması, gözlemciler tarafından yakından takip edildi.
The project's regression to a previous phase caused major delays.
Projenin önceki bir aşamaya geri dönmesi büyük gecikmelere yol açtı.
The manager recommended a short break after completing the project phase.
Yönetici, proje aşamasını bitirdikten sonra kısa bir kaçamak önermişti.
The adjustment phase is important for emotional and mental health.
Uyum aşaması, duygusal ve zihinsel sağlık açısından oldukça önemlidir.
The project faced a big change in direction after the initial phase.
İlk aşamadan sonra projede yön açısından radikal bir değişiklik yapıldı.
The company faced a bloody nose during the initial product launch phase.
Şirket, ürünün ilk lansman aşamasında ciddi bir sendeleme yaşadı.
During the merging phase, conflicts can arise between different team cultures.
Birleşme aşamasında, farklı ekip kültürleri arasında çatışmalar ortaya çıkabilir.