The intense heat stretched the construction workers to the limits physically.
Many children remained physically harmed after the natural disaster occurred.
Doğal felaketin ardından birçok çocuk fiziksel olarak zarar görmüş halde kaldı.
Jobs in those days were often more physically demanding without modern tools.
O zamanlar modern aletler olmadığı için işler çoğunlukla bedenen daha yorucuydu.
The soldier's duty demands full commitment, both mentally and physically.
Askerin görevi, zihnen de bedenen de tam bir adanmışlık gerektirir.
Her well-knit frame allowed her to excel in the physically demanding sport.
Sağlam iskelet yapısı, fiziksel olarak yorucu sporda başarılı olmasını sağladı.
The group's slog at dawn was both physically and mentally demanding.
Grubun şafaktaki yürüyüşü hem bedenen hem de zihnen çok yıpratıcıydı.
The final exam pushed the students to the limit mentally and physically.
Final sınavı, öğrencileri zihinsel ve fiziksel olarak sınırına kadar zorladı.
He felt mentally and physically harmed after the severe trauma experienced.
Yaşadığı ağır travmadan sonra hem ruhen hem bedenen zarar gördüğünü hissediyordu.
Caring for her sick mother has put years on her emotionally and physically.
Hasta annesine bakmak onu hem duygusal hem fiziksel olarak yaşlandırdı.
The physically demanding tasks soon tuckered even the strongest men.
Fiziksel olarak ağır işler, kısa sürede en güçlü adamları bile çökertti.
A quick paintball game can be both exciting and physically demanding.
Kısa bir paintball maçı hem heyecanlı hem de fiziksel olarak yorucu olabilir.
Exerting yourself physically can improve your overall health and stamina.
Kendini fiziksel olarak zorlamak, genel sağlığını ve dayanıklılığını artırabilir.
A virtual tour allows users to explore the property without visiting physically.
Sanal tur, kullanıcıların mekânı fiziksel olarak gitmeden keşfetmelerine imkân tanır.