The designer created a unique platform game with challenging levels.
Tasarımcı, zorlu bölümleri olan özgün bir platform oyunu geliştirdi.
Most platform games challenge players to navigate tricky terrain and reach goals.
Çoğu platform oyunu, oyuncuları zorlu zeminlerde ilerleyip hedefe ulaşmaya zorlar.
The train station features a covered platform for passenger comfort.
Tren istasyonunda, yolcuların rahatı için üstü kapalı bir peron bulunuyor.
The safety rail along the train platform helps keep waiting passengers safe.
Peron boyunca uzanan güvenlik korkuluğu, tren bekleyen yolcuların güvenliğini sağlıyor.
She mastered the platform game quickly and reached the final level.
Platform oyununa kısa sürede ustalaştı ve son seviyeye kadar geldi.
The avid user spent hours exploring every feature of the online platform.
Bu meraklı kullanıcı, çevrimiçi platformun her özelliğini saatlerce kurcaladı.
Many jobs are shared through the alumni association's online platform.
Pek çok iş ilanı mezunlar derneğinin çevrimiçi platformu üzerinden paylaşılıyor.
Using the online platform was an expedient way to submit applications.
Çevrimiçi platformu kullanmak, başvuruları iletmek için en pratik yoldu.
The platform shows election results in real time as votes are counted.
Platform, oylar sayılırken seçim sonuçlarını gerçek zamanlı olarak gösteriyor.
Passengers waited patiently near the platform, close to the rail.
Yolcular, peronun yanında, raya yakın bir yerde sabırla beklediler.
The scaffolder inspected the platform for safety before the workers arrived.
İskele işçisi, işçiler gelmeden önce platformu güvenlik açısından kontrol etti.
Comfort can be a challenge when wearing platform shoes all day long.
Tüm gün platform ayakkabı giymek, rahatlık açısından epey zorlayıcı olabilir.
The contractor rented a work platform to complete the exterior painting job.
Yüklenici, dış cephe boyasını tamamlamak için bir çalışma platformu kiraladı.