For an upcoming programme, the remaining time to broadcast appears.
Gelecek bir program için, yayınlamak için kalan süre görünür.
I've waited my entire life to run a programme like this.
Tüm hayatım boyunca bunun gibi bir program yapmak için bekledim.
Each student must complete the designated programme of study to graduate.
Her öğrenci mezun olabilmek için belirlenen eğitim programını tamamlamak zorunda.
The children's question about politics came after watching the news programme.
Çocukların siyasetle ilgili sorusu, haber programını izledikten sonra geldi.
The news programme covered the election results thoroughly last night.
Haber programı dün gece seçim sonuçlarını ayrıntılı bir şekilde aktardı.
The programme of study must be completed within four years of enrollment.
Eğitim programı, kayıttan itibaren dört yıl içinde tamamlanmak zorunda.
The computer programme runs smoothly without any errors during the demo.
Bilgisayar programı, tanıtım sırasında hiçbir hataya yol açmadan sorunsuz çalıştı.
The news programme was interrupted by a special breaking news alert.
Haber programı, özel bir sıcak gelişme anonsu nedeniyle yarıda kesildi.
New pupils found the induction programme very helpful to settle into school life.
Yeni öğrenciler, okula alışma sürecinde uyum programını çok faydalı buldular.
Tonight's news programme will focus on environmental issues affecting the region.
Bu akşamki haber programı, bölgeyi etkileyen çevre sorunlarına odaklanacak.
A friendly environment during the induction programme helped reduce students' anxieties.
Uyum programındaki samimi ortam, öğrencilerin kaygılarını azaltmaya yardımcı oldu.
An effective induction programme can improve employee retention and satisfaction.
Etkili bir oryantasyon programı, çalışan bağlılığını ve memnuniyetini artırabilir.
Parents appreciated the clear explanations given during the induction programme.
Veliler, uyum programı sırasında yapılan net açıklamaları çok takdir ettiler.