Mono couples usually spend a lot of quality time together.
I lose no opportunity to spend quality time with family on weekends.
Hafta sonları ailemle kaliteli zaman geçirmek için hiçbir fırsatı kaçırmam.
When the caseload is low, professionals can spend more quality time with each client.
Vaka sayısı düşük olduğunda, uzmanlar her bir danışanla daha nitelikli zaman geçirebilir.
They made a happy family by spending quality time together every weekend.
Her hafta sonu birlikte kaliteli zaman geçirerek sımsıcak bir aile oldular.
We planned a weekend getaway to enjoy some quality time as a couple.
Çift olarak biraz kaliteli zaman geçirmek için hafta sonu kaçamağı planladık.
Couples maintain a relationship by spending quality time together regularly.
Çiftler, düzenli olarak birlikte kaliteli zaman geçirerek ilişkilerini ayakta tutar.
After months of overtime, he finally took vacation for some quality time.
Aylarca fazla mesai yaptıktan sonra nihayet biraz kaliteli zaman için tatile çıktı.
Despite his busy schedule, he always makes room for quality time at home.
Yoğun programına rağmen evde kaliteli zaman için her zaman yer açar.
Parents look for a chance to spend quality time with their children daily.
Anne babalar, çocuklarıyla her gün kaliteli zaman geçirebilmek için fırsat kollar.
The therapist suggested spending more quality time together to strengthen their relationship.
Terapist, ilişkilerini güçlendirmek için birlikte daha fazla kaliteli zaman geçirmelerini önerdi.
He promised his daughter more quality time instead of just buying her gifts.
Kızına sadece hediye almak yerine onunla daha çok kaliteli zaman geçireceğine söz verdi.
Families often enjoy spending quality time together in a spa pool.
Aileler, spa havuzunda birlikte kaliteli zaman geçirmeyi sık sık tercih ediyor.
The family lives for the weekends to spend quality time together outdoors.
Aile, birlikte dışarıda kaliteli zaman geçirebilmek için hafta sonlarını sabırsızlıkla bekliyor.