She tends to queue-jump at the coffee shop, which annoys the other customers.
Kahve dükkânında sıraya kaynama huyu var, bu da diğer müşterilerin sinirini bozuyor.
She admitted to queue-jump at the registration desk, feeling guilty afterward.
Kayıt masasında sıraya kaynadığını itiraf etti ve sonrasında kendini suçlu hissetti.
The child's noisy queue-jump annoyed everyone in the cafeteria.
Çocuğun gürültü yaparak sıraya kaynaması, yemekhanedeki herkesi rahatsız etti.
Some guests queue-jump at weddings, ignoring the proper order of arrival.
Bazı misafirler düğünlerde geliş sırasını hiçe sayıp sıraya kaynıyor.
She was accused of queue-jump during the concert ticket sales.
Konser bileti satışlarında araya girmekle suçlandı.
Rules were put in place to prevent any form of queue-jump.
Her türlü sıraya kaynamayı önlemek için kurallar getirildi.
Please do not queue-jump while boarding the bus; wait for your turn.
Lütfen otobüse binerken sıraya kaynamayın; sıranızı bekleyin.
She complained about the queue-jump at the busy grocery store.
Yoğun markette birinin sıraya kaynamasından şikâyetçi oldu.
It is rude to queue-jump when others have been waiting longer than you.
Başkaları senden daha uzun süredir bekliyorken sıraya kaynamak çok saygısızca.
Security spotted a queue-jump and asked the person to go back.
Güvenlik görevlisi sıraya kaynayanı fark edip geri dönmesini istedi.
Queue-jump often leads to disputes in busy service areas.
Kalabalık hizmet noktalarında sıraya kaynamak sık sık tartışmalara yol açar.
Queue-jump undermines trust among people standing in the line.
Sırada bekleyenlerin arasına kaynamak, insanlar arasındaki güveni zedeler.
The queue-jump caused irritation among customers patiently waiting in line.
Sırayı bozup araya giren kişi, sabırla bekleyen müşterileri sinirlendirdi.