That is strictly a reference book from now on.
Our aim is to strengthen its quality as a reference book, while striving to meet market expectations.
Amacımız, piyasanın beklentilerini karşılamaya çalışırken bir referans kitabı olarak kalitesini güçlendirmek.
I borrowed a reference book to check the meanings of tough words.
Zor kelimelerin anlamlarına bakmak için bir başvuru kitabı ödünç aldım.
This reference book is packed with facts for quick consultation during homework.
Bu başvuru kitabı, ödev yaparken hızlıca bakılabilecek bilgilerle dolu.
She's just like a reference book you use and throw away.
O kullanıp attığın bir başucu kitabı sadece.
This would be a reference book on Marxist political economy - and an excellent gift to the young Communists of all countries.
Bu, marksist ekonomi politik konusunda bir başucu kitabı, bütün genç komünistler için yararlı bir armağan olacaktır.
Our teacher recommended a good reference book for learning grammar rules.
Öğretmenimiz, dilbilgisi kurallarını öğrenmemiz için iyi bir başvuru kitabı önerdi.
The library has a reference book about ancient civilizations on the top shelf.
Kütüphanenin en üst rafında, eski uygarlıklar hakkında bir başvuru kitabı var.
Our professor suggested a reference book for better understanding of physics concepts.
Profesörümüz, fizik kavramlarını daha iyi kavramamız için bir başvuru kitabı önerdi.
A reference book about famous artists is kept at the encyclopedia stand in the main library.
Ünlü sanatçılarla ilgili bir başvuru kitabı, ana kütüphanedeki ansiklopedi bölümünde bulunduruluyor.
It is an informative reference book for the whole family.
Tüm aile için geniş bir referans kitabı.
A good reference book saved me time when I studied for the exam.
Sınavlara çalışırken iyi bir başvuru kitabı bana epey zaman kazandırdı.
A woman came in while you were gone, said you told her yesterday that it was a reference book and couldn't be checked out.
Sen gittiğinde bir kadın geldi dün ona bunun bir başvuru kitabı olduğunu ve çıkış yapılamayacağını... söylediğini söyledi.