The cat remained alerted to every sound in the quiet house.
Kedi, sessiz evde çıkan her sese karşı tetikte kaldı.
She remained on guard against any suspicious activity near the entrance.
Girişin yakınında herhangi bir şüpheli hareket olursa diye tetikte kaldı.
The hanged man's identity remained a mystery for many years.
İdam edilen adamın kimliği uzun yıllar boyunca sır olarak kaldı.
The prince remained in exile until it was safe to return.
Prens, geri dönmenin güvenli olacağı zamana kadar sürgünde kaldı.
A military submarine remained hidden beneath the waves during the exercise.
Bir askeri denizaltı, tatbikat boyunca dalgaların altında gizli kaldı.
The spy remained undetected despite being in enemy territory for weeks.
Casus, haftalarca düşman bölgesinde olmasına rağmen fark edilmeden kaldı.
He remained true to his colors and refused the unethical offer.
O, kendine sadık kaldı ve etik olmayan teklifi reddetti.
Despite the lively party, his face remained unanimated and distant.
Etrafındaki hareketli partiye rağmen yüzü hep donuk ve uzak kaldı.
She remained agnostic about the new policy until she learned more details.
Daha fazla ayrıntı öğrenene kadar yeni politika konusunda çekimser kaldı.
During the night, the ship remained anchored in a secure anchorage.
Gece boyunca gemi, güvenli bir demir sahasında bağlı kaldı.
The barn door remained closed all winter to keep the cold out.
Soğuğu içeri almamak için bütün kış ahır kapısı kapalı kaldı.
The audience remained unaware of the chaos happening offstage during the mishap.
Seyirciler, aksilik sırasında sahne arkasında yaşanan kargaşadan habersiz kaldı.
The city remained on lockdown for weeks due to the health crisis.
Şehir, sağlık krizi nedeniyle haftalarca sıkı tedbirler altında kaldı.