Our team operates out of a remote location for better focus.
Ekibimiz, daha iyi odaklanmak için uzak bir yerden çalışıyor.
The country doctor made house calls to remote villages every week.
Kırsalda çalışan doktor her hafta uzak köylere ev ziyareti yapıyordu.
Access to essential services should be available even in remote locations.
Temel hizmetlere erişim, en ücra bölgelerde bile mümkün olmalıdır.
The volunteers distributed supplies all along the way to remote villages.
Gönüllüler, ücra köylere giden güzergâh boyunca ihtiyaç malzemeleri dağıttılar.
A unique breed of tiger was spotted in this remote forest.
Bu ıssız ormanda, kendine özgü bir kaplan türü görüldü.
A gravel road often leads to remote and less developed areas.
Mıcır kaplı yollar genellikle ıssız ve az gelişmiş bölgelere çıkar.
The military presence in the remote area helped deter potential threats.
Ücra bölgedeki askerî varlık, muhtemel tehditleri caydırmaya yardımcı oldu.
Backup batteries were provided for the devices used in remote locations.
Uzak bölgelerde kullanılan cihazlar için yedek piller önceden hazır edildi.
Several kidnapping attempts had been reported in the remote village recently.
Ücra köyde son dönemde birkaç kez adam kaçırma girişimi bildirildi.
Satellite images showed a new impact crater on the remote island.
Uydu görüntüleri, ıssız adada yeni bir çarpma krateri gösterdi.
Inflatables are popular among campers who like to explore remote lakes.
Uzak gölleri keşfetmeyi seven kampçılar arasında şişme botlar oldukça popülerdir.
The aid worker delivered food and medical supplies to the remote village.
Yardım görevlisi, ıssız köye yiyecek ve tıbbi malzeme götürdü.
The small airstrip was located near the remote mountain village.
Küçük hava pisti, ıssız dağ köyünün yakınında yer alıyordu.