The root system of the cactus stores water for survival in dry areas.
Kaktüsün kök sistemi, kurak bölgelerde hayatta kalabilmek için su depolar.
A deep root system allows the plant to access water during droughts.
Derin bir kök sistemi, bitkinin kurak dönemlerde bile suya ulaşmasını sağlar.
By five years, the plant had a matured root system.
Beş yılın sonunda bitki, iyice olgunlaşmış bir kök sistemine sahipti.
They discovered a hollow root system when they dug near the old willow tree.
Eski söğüt ağacının dibini kazdıklarında, içi boş bir kök sistemine rastladılar.
Gardeners know that a healthy root system is crucial for blossoming flowers.
Bahçıvanlar, çiçeklerin açması için sağlıklı bir kök sisteminin şart olduğunu bilir.
We're inside the root system of a tree.
Each of them must contain a growth point and a root system.
Her biri bir büyüme noktası ve bir kök sistemi içermelidir.
A well-developed root system helps the plant absorb water efficiently.
İyi gelişmiş bir kök sistemi, bitkinin suyu verimli biçimde almasına yardımcı olur.
Due to its strong root system, it can adapt different soil types.
Kuvvetli kök sistemi sayesinde, farklı toprak yapılarına uyum sağlar.
Sometimes the plant has a damaged root system or a disease.
Bazen bitkinin zarar görmüş bir kök sistemi veya bir hastalığı vardır.
The complexity of the mangrove root system makes it a perfect haven for small and juvenile fish.
Sakızağacı kök sisteminin karmaşıklığı onu küçük ve yavru balıklar için harika bir cennet yapıyor.
Overwatered seedlings may fail to develop a strong root system.
Fazla sulanan fideler, güçlü bir kök sistemi geliştiremeyebilir.
The health of the plant depends significantly on its root system.
Bitkinin sağlığı, büyük ölçüde kök sistemine bağlıdır.