During rehearsals, the script editor corrected dialogue that sounded unnatural.
Provalar sırasında senaryo editörü, kulağa yapay gelen diyalogları düzeltti.
The retelling script transformed the old myth into a contemporary drama.
Yeniden yazılan senaryo, eski miti çağdaş bir drama dönüştürdü.
The ancient script was carefully written on a piece of aged parchment.
Eski yazı, yıllanmış bir parşömen parçasının üzerine özenle işlenmişti.
Alphabetic script allows for easier spelling and grammar instruction in schools.
Alfabetik yazı sistemi, okullarda yazım ve dilbilgisi öğretimini kolaylaştırır.
He wrote a script that loops the animation perfectly every ten seconds.
Her on saniyede bir animasyonu kusursuz biçimde tekrar eden bir betik yazdı.
The software developer wrote a script that automated data processing tasks.
Yazılım geliştirici, veri işleme görevlerini otomatikleştiren bir betik yazdı.
The script was adapted to appeal to a younger audience.
Senaryo, daha genç bir kitleye hitap edecek şekilde uyarlandı.
They wrote a teen drama script that revolves around friendship and betrayal.
Arkadaşlık ve ihaneti merkeze alan bir gençlik dizisi senaryosu yazdılar.
The film's script included an excerpt from an old manuscript.
Filmin senaryosunda eski bir el yazmasından alınmış bir parça vardı.
The movie script is a work of fiction designed to entertain audiences.
Film senaryosu, izleyiciyi eğlendirmek için yazılmış kurgusal bir metindir.
The movie studio sought copyright protection for their new film script.
Film stüdyosu, yeni senaryosu için telif koruması elde etmeye çalıştı.
Her signature looked elegant because she used cursive script on the contract.
İmzası, sözleşmede kullandığı zarif el yazısı sayesinde çok şık duruyordu.
The comedian wrote a hilarious script for the upcoming comedy show.
Yaklaşan komedi gösterisi için son derece eğlenceli bir senaryo kaleme aldı.