Esperanto was designed to be taught to all as a second language.
Esperanto bütün ülkelerde ikinci dil olarak öğrenilmek üzere icat edildi.
Students can explain the relationship between psycholinguistics and second language.
Öğrenciler, psikodilbilim ile ikinci dil edinimi arasındaki ilişkiyi açıklar.
In other words, all second language classes are transitional.
Diğer bir deyişle, tüm yabancı dil sınıfları geçicidir.
I don't think of English as a second language anymore.
Ben artık İngilizceyi bir yabancı dil olarak görmüyorum mesela.
The second language course focuses on conversational skills rather than grammar rules.
İkinci dil kursu, dilbilgisi kurallarından çok günlük konuşma becerilerine ağırlık veriyor.
Spanish is becoming more and more popular as second language.
İngilizce ikinci dil olarak giderek daha popüler hale geliyor.
Studies have also applied the critical period hypothesis to second language acquisition.
Çalışmalar ayrıca kritik dönem hipotezini ikinci dil edinimine uygulamıştır.
Marketers without second language skills will be oblivious to subtle errors.
İkinci dil becerisi olmayan pazarlamacılar ince hatalara kör kalacaklardır.
I think it's the most important second language you can learn.
İkinci dil olarak öğrenebilecek en iyi dil olduğunu düşünüyorum.
English is prevalently spoken as a second language in many countries today.
Günümüzde birçok ülkede İngilizce, ikinci dil olarak ağırlıklı biçimde konuşuluyor.
In some countries, English serves as the second language for official communication.
Bazı ülkelerde İngilizce, resmî yazışmalar ve kamusal iletişim için ikinci dil görevi görür.
A clear dictionary definition is crucial for those learning English as a second language.
Açık ve anlaşılır bir sözlük tanımı, İngilizceyi ikinci dil olarak öğrenenler için çok önemlidir.
These lessons are geared specifically for people learning English as a second language.
Bu dersler, özellikle İngilizceyi ikinci dil olarak öğrenen kişiler için tasarlanmıştır.