Within a year, our Lord will be second-in-command.
Bir yıl içersinde efendimiz ikinci komutan olacak.
Dr. Johnson, who was second-in-command, declared it an accident.
İkinci komutan olan Dr. Johnson, bunu bir kaza olduğunu ilan etti.
The second-in-command prepared the team for the meeting scheduled next week.
İkinci adam, gelecek hafta yapılacak toplantı için ekibi hazırladı.
In emergencies, the second-in-command must make quick, confident decisions.
Acil durumlarda ikinci adam hızlı ve kendinden emin kararlar vermek zorundadır.
The second-in-command plays a vital role in maintaining order within the organization.
Kuruluşta düzenin sağlanmasında ikinci adamın çok önemli bir rolü vardır.
Whenever the leader is busy, the second-in-command handles urgent tasks independently.
Lider ne zaman meşgul olsa, acil işleri ikinci adam kendi başına halleder.
You let your second-in-command attack while you sit and watch for weakness.
İkinci komutanınız saldırırken, siz oturup zaaf seyrediyorsunuz.
I've spent years studying my father, preparing to be his second-in-command.
Babamı çözmek için yıllarca çalıştım, onun sağ kolu olmaya hazırlandım.
And I want you to come here and be my second-in-command.
Buraya gelmeni ve benim vekilim olmanı istiyorum.
You want to be my second-in-command, prove you're ready.
Yardımcım olmak istiyorsan hazır olduğunu kanıtla.
He's second-in-command of this ship.
O bu geminin ikinci komuta subayı.
Then, I will designate you as my second-in-command.
O zaman seni yardımcım ilan edeceğim.
Being second-in-command requires excellent communication and leadership skills.
İkinci adam olmak, mükemmel iletişim ve liderlik becerileri gerektirir.