Teachers appreciate self-asserting students who participate actively in class.
Öğretmenler, derse aktif katılan ve kendini rahatça ifade edebilen öğrencileri takdir eder.
Being self-asserting helps people communicate their needs more effectively.
Kendini ifade edebilmek, insanların ihtiyaçlarını daha etkili biçimde iletmesine yardımcı olur.
A self-asserting attitude can improve relationships by setting clear boundaries.
Kendinden emin, sınırlarını bilen bir tavır, ilişkileri net sınırlar koyarak güçlendirebilir.
A self-asserting child often stands up for themselves in playground disputes.
Kendini ortaya koyabilen bir çocuk, oyun alanındaki tartışmalarda çoğu zaman kendi hakkını savunur.
The self-asserting lawyer defended her client with passion and clarity.
Kendinden emin, geri adım atmayan avukat, müvekkilini büyük bir tutku ve açıklıkla savundu.
The self-asserting candidate confidently answered all questions during the interview.
Kendinden emin ve kendini iyi ifade eden aday, mülakat sırasında tüm soruları özgüvenle yanıtladı.
She adopted a self-asserting stance to gain respect in the competitive industry.
Rekabetin yoğun olduğu sektörde saygı görmek için kendini net bir şekilde ortaya koyan bir tutum benimsedi.
The self-asserting leader inspired confidence among the team members.
Kendinden emin ve sözünü sakınmayan lider, ekip üyelerine güven aşıladı.
His self-asserting attitude helped him negotiate a better contract.
Kendinden emin, hakkını savunan tavrı ona daha iyi bir sözleşme pazarlığında yardımcı oldu.
She was self-asserting during the meeting to ensure her ideas were heard.
Toplantı sırasında fikirlerinin duyulmasından emin olmak için kendini açıkça ortaya koydu.
Her self-asserting manner made it clear she would not tolerate unfair treatment.
Hakkını savunan tavrı, adaletsizliğe göz yummayacağını açıkça gösteriyordu.
He remained self-asserting even when challenged by his colleagues.
Meslektaşları tarafından sorgulansa bile, kendine güvenen ve hakkını savunan tavrını sürdürdü.
The self-asserting tone in his voice showed he was sure about his decision.
Sesindeki kendinden emin, kararlı ton, kararından ne kadar emin olduğunu gösteriyordu.