Download for Windows Premium
Publiciteit
significant difference
/sɪɡ'nɪfɪkənt 'dɪfrəns/
/sɪɡ'nɪfɪkənt 'dɪfərəns/
Definitie
1. notable or important change or effect 2. substantial or meaningful... See more
anlamlı fark
önemli fark
anlamlı bir fark önemli bir fark anlamlı farklılık anlamlı bir farklılık büyük fark
önemli farkı
önemli farklılık
belirgin fark
önemli bir farklılık
belirgin bir fark
kayda değer bir fark
kayda değer değişiklik
There was no significant difference in total brain volume change.
Toplam beyin volüm değişiminde anlamlı fark yoktu.
Here significant difference between left and right, the order of operations.
Burada sol ve sağ arasındaki önemli fark, işlemlerin sırası.
However, the most significant difference is in the movement.
Bununla birlikte, en önemli fark harekettir.
However, no significant difference was observed between two experimental groups.
Ancak iki deney grubu arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir.
There was no significant difference between both groups as regard blood pressure.
Kan basıncı bakımından iki grup arasında anlamlı bir fark yoktu.
There was no significant difference in the postoperative follow-up parameters or clinical conditions.
Ameliyat sonrası takip parametrelerinde veya klinik durumlarda anlamlı bir fark yoktu.
The survey indicated a significant difference in public opinion after the event.
Anket, etkinlikten sonra kamuoyunda belirgin bir fark oluştuğunu gösterdi.
The experiment revealed a significant difference in growth rates between the plants.
Deney, bitkilerin büyüme hızlarında anlamlı bir fark olduğunu ortaya koydu.
Incremental gains in productivity made a significant difference by year's end.
Verimlilikte sağlanan kademeli kazanımlar, yıl sonunda ciddi bir fark yarattı.
The willing to work volunteers made a significant difference at the community center.
Çalışmaya hevesli gönüllüler, toplum merkezinde gerçekten büyük bir fark yarattı.
A significant difference was noted in the recovery rates between the two treatments.
İki tedavi arasındaki iyileşme oranlarında anlamlı bir fark olduğu kaydedildi.
There is a significant difference in how the two software versions handle security.
İki yazılım sürümünün güvenliği ele alış biçimleri arasında ciddi bir fark var.
They detected a significant difference in noise levels in urban versus rural areas.
Kentsel ve kırsal alanlardaki gürültü seviyeleri arasında belirgin bir fark tespit ettiler.
Er zijn geen resultaten gevonden voor deze term.
Ga naar Premium voor toegang tot miljoenen vertaalvoorbeelden, onbeperkt woorden opslaan en leren, zonder advertenties.

Synoniemen voor significant difference in het Engels

Woord & uitdrukking van de dag
Afbeelding van de dag
radish: plant of the Brassicaceae family that produces radishes
Ontdek het woord
Publiciteit

Suggesties

Resultaten: 793. Exact: 793. Verstreken tijd: 51 ms.