Vertaling van "simple tasks" in Turks
The old robot exhibited jerky motions when performing simple tasks.
Eski robot basit görevleri yaparken bile titrek, sarsıntılı hareketler sergiliyordu.
The pint-sized robot could perform simple tasks with surprising accuracy.
Minik robot, basit görevleri şaşırtıcı bir hassasiyetle yerine getirebiliyordu.
Unskilled workers often perform simple tasks like cleaning and sorting.
Vasıfsız işçiler genelde temizlik, ayıklama gibi basit işleri yapar.
Weightless conditions make it challenging to perform simple tasks like eating.
Ağırsız koşullar, yemek yemek gibi basit işleri bile zorlaştırıyor.
The manager assigned simple tasks to the inexperienced person to build confidence.
Yönetici, özgüven kazanması için o deneyimsiz kişiye daha basit görevler verdi.
When mired in bureaucracy, even simple tasks take an unexpectedly long time.
İşler bürokrasiye takıldığı zaman, en basit görevler bile beklenmedik ölçüde uzun sürüyor.
She quickly learned the ropes and could manage simple tasks by herself.
Hızla işin inceliklerini öğrendi ve basit işleri tek başına halledebildi.
An asthma attack can make even simple tasks like walking very challenging.
Astım krizi, yürümek gibi basit işleri bile oldukça zorlaştırabilir.
Her disfigured hand made it difficult to perform simple tasks.
Biçimi bozulan eli, en basit işleri yapmasını bile zorlaştırıyordu.
Daily life often involves simple tasks like cooking and cleaning the house.
Günlük hayat çoğu zaman yemek yapmak ve evi temizlemek gibi basit işleri içerir.
Our manager loves adding extra steps, turning simple tasks into ritualistic mumbo jumbo.
Müdürümüz basit işleri ritüel gibi bir zırvalığa dönüştürecek adımlar eklemeye bayılıyor.
Palsy can affect a person's ability to perform simple tasks with their hands.
Felç, bir kişinin elleriyle basit işleri yapma becerisini etkileyebilir.
The downs can sometimes make even simple tasks very difficult.
Böyle moral çöküntüleri bazen en basit işleri bile çok zor hâle getirebilir.