Her sleep pattern changed drastically after moving to a new time zone.
Yeni bir saat dilimine taşındıktan sonra uyku düzeni tamamen değişti.
Between the pain and the meds, his sleep pattern's pretty erratic.
Ağrıların ve ilaçların arasında uyku düzeni oldukça değişken.
A biphasic sleep pattern is when someone sleeps twice per day, sometimes referred to as a siesta sleeping pattern.
Bir bifazik uyku paterni, birinin günde iki kez uyuduğu zaman, bazen bir siesta uyku düzeni olarak adlandırılır.
Maintaining a consistent sleep pattern helps improve overall health.
Düzenli bir uyku düzeni sürdürmek, genel sağlığın iyileşmesine yardımcı olur.
The patient's irregular sleep pattern was linked to stress at work.
Hastanın düzensiz uyku düzeni, iş yerindeki stresle ilişkilendirildi.
The scientist analyzed sleep pattern data from many subjects.
Bilim insanı, birçok katılımcıdan toplanan uyku düzeni verilerini inceledi.
An individual's sleep pattern is dependent on their internal circadian rhythm.
Bir bireyin uyku düzeni kendi iç sirkadiyen ritmine bağlıdır.
Teenagers typically experience a delayed sleep pattern during adolescence.
Ergenlik döneminde gençlerde genellikle uyku düzeni geç saate kayar.
His disrupted sleep pattern affected his performance at work.
Düzensizleşen uyku düzeni, işteki performansını etkiledi.
He is ill-suited to work night shifts due to his sleep pattern.
Uyku düzeni yüzünden, gece vardiyasında çalışmaya pek yatkın değil.
Every child has a different sleep pattern.
Her bebeğin farklı bir uyku düzeni vardır.
A polyphasic sleep pattern is when a person sleeps for periods of time throughout the day.
Bir polifazik uyku düzeni, bir insanın gün boyu süreleri boyunca uyuduğu zamandır.
Once a regular sleep pattern is established, the doctor will likely recommend attempting to discontinue use of the medications.
Düzenli bir uyku düzeni kurulduktan sonra, doktorunuz muhtemelen ilaçları kullanmayı bırakmasını isteyecektir.