Download for Windows Premium
Publiciteit
software developer
/'sɔː ftwɛr dɪ'vɛləpər/
yazılım geliştirici
yazılım programcısı
yazılım geliştiricisi
yazılım geliştiricisinin
yazılım geliştiricisidir
yazılımı geliştiricisidir
yazılım geliştiricisine
yazılımı geliştiricisi
yazılımcı
yazılım geliştirme
yazılım geliştiricinin
A situation vacant appeared online for a junior software developer role.
Çevrimiçi ilanlarda, junior yazılım geliştirici pozisyonu için bir iş ilanı çıktı.
The analysis of financial data is outside his scope as a software developer.
Finansal verilerin analizini yapmak, yazılım geliştirici olarak onun sorumluluk alanına girmiyor.
The prolific software developer released multiple innovative apps last quarter.
Üretken yazılım geliştiricisi, geçen çeyrekte birden fazla yenilikçi uygulama yayımladı.
Each software developer receives a royalty based on the number of licenses sold.
Her yazılım geliştiricisi, satılan lisans sayısına göre telif ücreti alıyor.
The software developer found a computer error in the new application code.
Yazılım geliştirici, yeni uygulamanın kodunda bir bilgisayar hatası buldu.
The software developer tried to build in compatibility with older systems.
Yazılım geliştirici, eski sistemlerle uyumluluğu baştan sisteme gömmeye çalıştı.
The software developer became a guru in coding after years of experience.
Yazılım geliştirici, yılların tecrübesiyle adeta kodlama gurusu haline geldi.
The software developer attended a conference to learn new programming techniques.
Yazılım geliştirici, yeni programlama tekniklerini öğrenmek için bir konferansa katıldı.
The software developer optimized the buffer size to improve system performance.
Yazılım geliştirici, sistem performansını artırmak için arabellek boyutunu optimize etti.
The software developer used the new toolkit to speed up the coding process.
Yazılım geliştirici, kodlama sürecini hızlandırmak için yeni araç setinden yararlandı.
The software developer wrote a script that automated data processing tasks.
Yazılım geliştirici, veri işleme görevlerini otomatikleştiren bir betik yazdı.
The software developer set bounds on user input to prevent errors.
Yazılım geliştirici, hataları önlemek için kullanıcı girişlerine sınırlar getirdi.
The software developer debugged the program to fix functionality issues immediately.
Yazılım geliştirici, işlevsellik sorunlarını gidermek için programı derhal hata ayıklamadan geçirdi.
Er zijn geen resultaten gevonden voor deze term.

Synoniemen voor software developer in het Engels

Woord & uitdrukking van de dag
Afbeelding van de dag
nut: metal piece with threads for bolts
Ontdek het woord
Publiciteit

Suggesties

Resultaten: 342. Exact: 342. Verstreken tijd: 40 ms.