Grab hold of the chance to learn something new every day.
Her gün yeni bir şey öğrenme şansını kaçırma, yakala.
Don't toss away your chance to learn something new today.
Bugün yeni bir şey öğrenme şansını sakın elinin tersiyle itme.
After the meeting, he got changed into something more comfortable.
Toplantıdan sonra daha rahat bir şeyler giymek için üstünü değiştirdi.
She takes her break at noon to relax and eat something light.
Rahatlamak ve hafif bir şeyler yemek için molasını öğlen veriyor.
The change of color in the water suggested something was wrong upstream.
Sudaki renk değişimi, yukarı tarafta bir sorun olduğunu düşündürdü.
The coming soon festival is something everyone in town anticipates.
Yaklaşan festival, kasabadaki herkesin dört gözle beklediği bir etkinlik.
Master your temper before you speak to avoid saying something hurtful.
Kırıcı bir şey söylememek için konuşmadan önce sinirine hâkim ol.
A visit to the cocktail bar usually means tasting something new.
Kokteyl bara gitmek genellikle yeni bir şey tatmak anlamına geliyor.
Jump off your workout routine by trying something fun and different.
Antrenman programına eğlenceli ve farklı bir şey deneyerek giriş yap.
When bored, I dip into magazines to find something interesting.
Canım sıkılınca ilginç bir şey bulurum umuduyla dergilere göz gezdiririm.
You can bring your own lunch or buy something at the cafe.
İstersen kendi yemeğini getir, istersen kafeden bir şeyler al.
Hunger pain reminded him it was time to find something to eat.
Açlık sancısı, bir şeyler yeme vaktinin geldiğini ona hatırlattı.
The stalling response gave the impression he was hiding something.
Onun oyalayarak verdiği cevap, bir şey sakladığı izlenimini uyandırdı.