Access to source materials is crucial when preparing detailed case studies.
Ayrıntılı vaka çalışmaları hazırlarken kaynak eserlere erişim büyük önem taşır.
The converter sits between the analogue source and the digital audio system.
Dönüştürücü, analog kaynak ile dijital ses sistemi arasında konumlanır.
Always use double quotes to cite exact phrases from a source.
Bir kaynaktan birebir alıntı yaparken her zaman çift tırnak kullan.
Tourism is the primary livelihood source for this small island community.
Turizm, bu küçük ada halkının temel geçim kaynağını oluşturuyor.
The machine's power source needs regular maintenance to function well.
Makinenin enerji kaynağının iyi çalışması için düzenli bakıma ihtiyacı vardır.
The journalist contacted an informed source to verify the story details.
Gazeteci, haberdeki ayrıntıları doğrulamak için bilgili bir kaynağa ulaştı.
Cultivated lands provide a stable food source for the community.
İşlenmiş araziler, toplum için istikrarlı bir gıda kaynağı sağlar.
The device switched to battery as its power source during the blackout.
Elektrik kesintisi sırasında cihaz, güç kaynağı olarak pile geçti.
She prefers to drink unfiltered water directly from the natural spring source.
Doğal kaynaktan çıkan suyu, süzülmemiş haliyle içmeyi tercih ediyor.
The metal rod was neutral when disconnected from any power source.
Metal çubuk, herhangi bir güç kaynağından ayrıldığında yüksüz durumdaydı.
She tracked the coupon payments as a steady income source.
Kupon ödemelerini, düzenli bir gelir kaynağı olarak takip etti.
The courtroom transcript is a primary source for studying the trial proceedings.
Mahkeme tutanağı, duruşma sürecini incelemek için bir birincil kaynaktır.
The source book helped me verify the dates of significant historical events.
Kaynak kitap, önemli tarihî olayların tarihlerini doğrulamama yardımcı oldu.