A span of silence fell after she finished her powerful speech.
Onun etkileyici konuşması bittikten sonra ortamı bir süre sessizlik kapladı.
The prolific filmmaker created several award-winning movies in a short span.
Bu üretken yönetmen, kısa sayılabilecek bir sürede birkaç ödüllü filme imza attı.
The spider web's strands span the distance between branches delicately.
Örümcek ağının iplikleri, dalların arasını incecik bir zarafetle örüyor.
The company's reaches now span multiple countries across different continents.
Şirketin ulaşabildiği pazarlar artık farklı kıtalara yayılmış birçok ülkeyi kapsıyor.
A bridge was constructed to span the confluence of the two rivers.
İki nehrin birleştiği yeri aşacak şekilde bir köprü inşa edildi.
Children within that age span benefit greatly from interactive learning.
O yaş aralığındaki çocuklar etkileşimli öğrenmeden çok büyük fayda sağlıyor.
The age span defining adolescence varies between cultures and societies.
Ergenliği tanımlayan yaş aralığı, kültürden kültüre ve toplumdan topluma değişir.
The electrical grid lines span the distance between multiple towns efficiently.
Elektrik şebekesinin hatları, birden çok kasabanın arasını verimli biçimde bağlıyor.
We studied the age span of participants to ensure diverse representation.
Çeşitli bir katılımcı profili sağlamak için katılımcıların yaş aralığını inceledik.
The book explains emotional growth through the age span from birth until adolescence.
Kitap, duygusal gelişimi doğumdan ergenlik sonuna kadarki süreç boyunca anlatıyor.
The artist's crossover talents span painting, sculpture, and digital media.
Sanatçının türler arası yetenekleri resim, heykel ve dijital medyayı kapsıyor.
Sports programs are designed according to the physical abilities within the age span.
Spor programları, farklı yaş gruplarının fiziksel kapasitesine göre hazırlanır.
During the age span from five to ten, children develop fundamental learning skills.
Beş ile on yaş arasındaki dönemde çocuklar temel öğrenme becerilerini geliştirir.