In regions with sparse rainfall, irrigation is essential for agriculture.
The sparse rainfall this season affected the water supply significantly.
Local authorities warned residents about water shortages caused by sparse rainfall.
Yerel yetkililer, seyrek yağışın yol açtığı su sıkıntılarına karşı halkı uyardı.
The region experienced sparse rainfall last year, impacting wildlife habitats.
Bölgede geçen yıl yaşanan seyrek yağış, yaban hayatının yaşam alanlarını olumsuz etkiledi.
The forest showed signs of stress after months of sparse rainfall.
Many animals adapt their behavior to survive sparse rainfall environments.
Pek çok hayvan, seyrek yağış görülen ortamlarda hayatta kalabilmek için davranışlarını uyumlu hale getirir.
Wildfires are more common in areas with sparse rainfall during summer.
Tourists avoid the area during the months known for sparse rainfall.
Sparse rainfall often causes drought conditions in many parts of the country.
Seyrek yağış, ülkenin birçok yerinde sık sık kuraklık koşullarına yol açar.
Sparse rainfall can lead to dry soil and poor vegetation growth.
Seyrek yağış, toprağın kurumasına ve bitkilerin zayıf gelişmesine neden olabilir.
Sparse rainfall patterns are expected to continue due to climate change.
İklim değişikliği nedeniyle seyrek yağış düzenlerinin devam etmesi bekleniyor.
Sparse rainfall affects the growth cycles of many plants in the wild.
Seyrek yağış, doğadaki birçok bitkinin büyüme döngülerini etkiler.
Sparse rainfall in the desert makes it challenging for plants to survive.
Çöldeki seyrek yağış, bitkilerin hayatta kalmasını güçleştirir.