Download for Windows Premium
Publiciteit
stumpy
/'stʌmpi/
Definitie
1. short and thick like a stump 2. having a blunt... See more
bodur
güdük
kısa
kütük gibi
küt
Stumpy
The stumpy bookshelf barely held all the books carefully stacked.
O bodur kitaplık, itinayla üst üste dizilmiş kitapların hepsini zar zor taşıyordu.
Little brown, furry creatures with short, stumpy legs and great long noses.
Küçük, kahverengi tüylü, kısa, bodur bacaklı, büyük burunlu yaratıklar.
That's why they called Isak from Aranset "stumpy".
Bu yüzden Aranset'li İsak'a "güdük" adını taktılar.
Eric "Stumpy Joe" Childs.
Eric "Güdük Joe" Childs.
A stumpy carrot was left unused in the vegetable basket.
Sebze sepetinde, kalın ve kısa bir havuç kullanılmadan kalmıştı.
Now your eyelashes aren't so stumpy.
Artık kirpiklerin o kadar kısa değil.
The stumpy cactus stood out among the tall plants.
O bodur kaktüs, upuzun bitkilerin arasında hemen göze çarpıyordu.
The stumpy tree trunk barely reached my waist.
Kütük gibi kalın, bodur ağaç gövdesi belime zor ulaşıyordu.
Soft, stumpy legs enable it to move in total silence and it finds its way with long, sensitive feelers.
Yumuşak ve kısa bacakları sayesinde sessizce ilerleyebiliyor; uzun ve hassas duyargaları ile yolunu rahatça bulabiliyor.
Her stumpy fingers easily grasped the small object.
Kısa, bodur parmakları o küçücük nesneyi rahatça kavradı.
The stumpy plant survived the harsh winter in the greenhouse.
O bodur bitki, seranın içindeki sert kış koşullarına rağmen hayatta kaldı.
The stumpy legs of the chair made it unstable.
Sandalye, kısa ve bodur ayakları yüzünden pek dengede durmuyordu.
The stumpy hammer fit perfectly in his small toolbox.
Kısa, bodur çekiç küçük alet çantasına cuk oturdu.
Er zijn geen resultaten gevonden voor deze term.

Synoniemen voor stumpy in het Engels

Woord & uitdrukking van de dag
Afbeelding van de dag
handcuffs: metal rings for securing a person's wrists
Ontdek het woord
Publiciteit

Resultaten: 187. Exact: 187. Verstreken tijd: 37 ms.